Gellert Grindelwald kimdir

Karakter Rehberi: Gellert Grindelwald Kimdir?

Büyücü dünyasının en karanlık isimlerinde ikinci sırayı alan ve hatta sadece nesil farkıyla Voldemort’un gerisine düşen Gellert Grindelwald kimdir? Geçmişte neler yaşadı? Dumbledore ile bağlantısı ne?

Peki Gellert Grindelwald Kimdir? Neden Bu Kadar Önemli?

Büyücülük dünyasının en karanlık büyücülerinden biri olan Grindelwald, Harry Potter kitaplarında sıkça isim olarak karşımıza gelse de, detaylı bilgiyi pek öğrenememiş, öğrendiklerimizi de ancak son kitapta okuyabilmiştik. Son kitaba kadar bildiğimiz tek şey bu büyücü ile alakalı, Dumbledore’un 1945 yılında yaptıkları düello sonucunda onu yendiğiydi. Zaten bu bilgiyi de çikolatalı kurbağa kartından öğrenmiştik.

Geçmişi hakkında net bir bilgiye sahip olmasak da Grindelwald tahmini olarak 1883 yılında Doğu Avrupa topraklarında doğdu. Bir tahmin olarak Avusturya-Macaristan topraklarını gösterebiliriz. 1883 yılına ise Harry Potter ve Ölüm Yadigarları kitabından hesapladık. Rita Skeeter’ın kitabında Grindelwald’ın Durmstrang’den 16 yaşında atıldığını ve üzerinden çok fazla zaman geçmeden 1899 yazında Dumbledore ile buluştuğu yazıyordu. Bu nedenle de 1883 yılında doğmuş diyebiliriz.

Büyücülük okullarından Durmstrang’e giden Gellert Grindelwald büyü konusunda çok yetenekli olmasının yanında, karanlık sanatlara karşı yatkınlığı vardı. Durmstrang Okulu’nun zaten karanlık sanatları öğrettiğini de göz önüne aldığımızda, bu kadar yetenekli, kendinden emin ve hatta narsistlik boyutuna varan davranışlarına sahip bir büyücünün karanlık büyünün cazibesine kapılmasını da pek şaşırtıcı bulmuyorum, bulmadım. Karanlık Sanatlar konusunda iyiden iyiye kendini kaybeden ve sapık deneylerini uygulamaya başlayan Grindelwald, Durmstrang’ın bile tolerans gösteremeyeceği bir noktaya ulaşır ve 16 yaşındayken okuldan atılır. Bu sapkın deneylerden dolayı da okuldan atıldığını Dumbledore Harry’ye söylemişti.

Büyü konusunda yetenekli ve büyünün sınırlarını genişleten Grindelwald dolayısıyla büyü tarihine ve sihirsel objelere de aşinaydı. Bu durum da onu eninde sonunda Ölüm Yadigarları’na ulaştırdı ve ölümü yenmek konusunda Gellert Grindelwald’ın takıntısı başlamış oldu.

Grindelwald ve Dumbledore

Okuldan atılmasının ardından Ölüm Yadigarları konusunu incelemeye devam etti ve tabii ki takıntı haline getirdiği bu konu onu Godric’s Hollow’a kadar getirdi. Bildiğiniz gibi, kitaplarda Ölüm Yadigarları’nın çıkış noktası olarak Peverell Kardeşler gösterilir. Harry Potter’ın son kitabında da bu konuya sık sık değinilmiş ve onların macerası da önce Ozan Beedle’ın hikayesiyle başlamış ardından da Luna Lovegood’un babasına kadar götürmüştür.

Bu bağlantıyı çok daha önce kuran Grindelwald, Ignotus Peverell’in peşinden Godric’s Hollow’a gelmiş ve büyük halası, ünlü tarihçi Bathilda Bagshot’un yanında yaşamaya başlamıştı. 1899 yılının yazında da yine aynı köyde yaşayan Albus Dumbledore ve Gellert Grindelwalt tanışmış ve bu iki zeki genç  iyi arkadaş olmuşlardır.

Neredeyse birbirlerine eş değer olan zekaları, entelektüel dehaları ve tabii ki büyü konusundaki üstün yetenekleri onları birbirlerine kaynaştırmış ve Ölüm Yadigarları da işin içine girince Dumbledore ve Grindelwald ayrılmaz iki arkadaş olmuşlardır. Bu iki hırslı, yetenekli ve idealist genç büyücülerin anlaşamaması zaten pek de mantıklı olmazdı. Her açıdan birbirlerinin eş değeri gibiydiler. Dumbledore için bu arkadaşlık zaman içinde aşka dönüştü. Fantastic Beasts filminde de Dumbledore’un homoseksüelliğinin anlatılacağıyla ilgili söylentiler de iyice artmaya başladı dip not olarak belirtirsek. Dumbledore’un ilgisi, Grindelwald’ın güç isteği ve yine Dumbledore’un kız kardeşi Ariana’yı da düşününce, bu ikilinin düşünce akışları değişmeye başladı.

Dumbledore, Muggle çocuklar tarafından işkence gören ve devamlı bakıma muhtaç hale gelen kardeşi için büyünün daha serbest olduğu bir dünya isterken Grindelwald da ölümün efendisi olarak (tabii ki arkadaşıyla birlikte) yönetimin başında geçmeyi ve güç kazanmayı istiyordu. Basit bir ifadeyle Gizlilik Nizamnamesi’ni ortadan kaldırmak istiyorlardı, farklı yollardan olsa da. Bunun sonucunda da ikisi ortak bir nokta buldular: büyünün artık gizlenmediği ve büyü gücüne sahip olanların yönetimde olduğu yeni bir düzen anlayışı. Bunu da “Çoğunluğun İyiliği İçin” mottosu adı altında gerçekleştirmek için çalışmalara başladılar. Bu slogan adı altında faaliyetlerine başlayan iki yetenekli genç Mugglelar üzerinde hakimiyet kurmanın hesaplarını yapmaya başlarlar. Her ne kadar temel amaçları farklı da olsa bir araya gelen bu iki ünlü büyücü bir süre Godric’s Hollow’da kaldı ve çalışmalarını yürüttüler. Dumbledore Diriltme Taşı’nı isterken, Grindelwald tabii ki Mürver Asa’yı istiyordu. Görünmezlik Pelerini ise onlar için sadece bir formaliteden ibaretti. Ancak tabii ki sonunda sıkıntılar baş vermeye başladı. İkilinin bu güç dolu ve Mugglelar üzerinde hakimiyet kurmayı amaçlayan planlarına karşı duran Albus’un kardeşi Aberforth ve Grindelwald arasında tartışma çıktı. Grindelwald hiç hoşlanmadı bu durumdan. Aberforth’u aptallıkla ve harika kardeşinin yolunu kesmekle suçladı. Hiçbir şeyi anlamamakla suçladı. Tartışmanın iyice hiddetlendiği noktada asalar çekildi ve düello başlamış oldu. Grindelwald’ın Aberforth’a Cruciatus Laneti yapmasının ardından Albus Dumbledore da düelloya dahil oldu. Savaşın en şidettlendiği noktada yaptıkları büyülerden biri tepti ve Ariana’yı öldürdü. Bu ölümün ardından Dumbledore tam anlamıyla yıkıldı. Grindelwald ise Godric’s Hollow’dan kaçtı.

Gellert Grindelwald Yükselişi ve Düşüşü

Gellert Grindelwald kimdir sorusunun yanıtı tam da bu süreçte gizli. Avrupa’ya dönen Grindelwald çalışmalarına ve de Ölüm Yadigarları’nı (onun için Mürver Asa’yı) araştırmaya devam etti. Kendi gibi düşünenlerden oluşan büyücülerle yarattığı ordu ile Avrupa’da adeta terör estirdi.  Bu süreç içinde de kendisine karşı gelenleri koymak için Nurmengard adında bir hapishane yaparak, kendi egemenliğini dayatmaya başladı.

Hatta Grindelwald’ın bu devrimsel hareketi ve Mugglelar üstünde çoğunluğun iyiliği için kurmak istediği hakimiyet tüm dünyada yankı buldu. 1926 yılında her ne kadar uzak bir kıta bile olsa Amerika’ya kadar ulaştı. MACUSA (Amerika Birleşik Devletleri Büyü Meclisi), Gizlilik Nizamnamesi’nin (Sihrin Gizliliği) delineceğini ve Grindelwald’ın sorumlu tutulabileceği konusunda bir açıklama yaptı.

1926 yılında geçen Fantastic Beasts and Where To Find Them de, Grindelwald’ın bu yükselişini de bizlere sunacak. Harry Potter hikayesi zaman aralığında hiçbir zaman bizlerle paylaşılmayan detayları da bu filmle öğrenebileceğiz.

Uzun uğraşların sonunda Mürver Asa’yı keşfeden Grindelwald, ünlü asa yapımcısı Gregorovitch’e giderek Mürver Asa’yı onun elinden alır ve asanın yeni efendisi olur.

Uzun yıllar boyunca ordusunu güçlendiren ve yeni müritler kazanan Grindelwald, terör estirmeye devam etti. Dumbledore’da bu süreçte Hogwarts’a gelmiş ve genç nesilleri eğitmeye başlamıştı. Uzun yıllar boyunca Grindelwald’ın karşısına çıkmayan Dumbledore ise Ariana’yı kimin büyüsünün öldürdüğünü öğrenmekten korktuğu için bunu ertelediğini söylemişti son kitapta. Ancak, o bunu erteledikçe insanlar ölüyordu ve sonunda Dumbledore herkesin kendisinden beklediği şeyi yaptı.

1945 yılında karşı karşıya gelen Gellert Grindelwald ve Albus Dumbledore, büyücülük dünyasının en büyük düellosu olarak adlandırılabilecek bir savaş meydana gelir ve Dumbledore, Grindelwald’ı alt eder. Böylelikle Dumbledore Mürver Asa’nın yeni efendisi olur, Grindelwald ise Nurmengard’ı boylar. 50 yıldan daha uzun bir süre hapis kalan Grindelwald, Mürver Asa’yı arayan Voldemort tarafından öldürülür.